Ramazan: Paylaşmanın ve Yardımlaşmanın Ayı

Ramazan: Paylaşmanın ve Yardımlaşmanın Ayı

“Komşusu açken tok olarak yatan bizden değildir.”

Ramazan: Paylaşmanın ve Yardımlaşmanın Ayı

Ramazan sadece aç kalmaktan ibaret değildir. Oruç, nefsimizi terbiye etmenin, sabrı öğrenmenin ve Allah’a (سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى) olan kulluğumuzu güçlendirmenin bir vesilesidir. Ancak Ramazan'ın ruhu sadece bireysel ibadetle sınırlı değildir; bu ay yardımlaşma ve paylaşma ayıdır.

Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor:

“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki takvâya erersiniz.” (Bakara, 2:183)

Bu ay, yalnızca açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu hissetmek için değil, aynı zamanda toplumdaki muhtaçların hâlini anlamak ve onlara el uzatmak içindir. Sofralarımız donatılırken, yiyecek bulamayan, başını sokacak bir evi olmayan insanları düşünmek zorundayız.

Peygamber Efendimiz (ﷺ) buyuruyor:

“Komşusu açken tok olarak yatan bizden değildir.” (Hakim, Müstedrek, 4/183, h. no: 7307)

Ramazan, sadaka vermenin, ihtiyaç sahiplerine yardım etmenin en güzel zamanıdır. Peygamber Efendimiz (ﷺ), insanların en cömerdiydi ve ramazan ayında da çok cömert davranırdı. Biz de onun bu güzel ahlâkını örnek almalı, elimizdekileri paylaşarak hayır kapılarını açmalıyız.

Kur’an ile Buluşma Zamanı

Bu mübarek ay, aynı zamanda Kur’an ayıdır. Çünkü Kur’an, Ramazan ayında indirilmeye başlanmıştır:
“O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’an’ın indirildiği ramazan ayıdır. ..” (Bakara, 2:185)

Bu yüzden Ramazan'da Kur’an okumak, onu anlamak ve hayatımıza tatbik etmek en önemli ibadetlerden biridir. Kur’an, bize yalnızca ibadeti değil, aynı zamanda sosyal adaleti, merhameti ve yardımlaşmayı da öğretir.

Yardımlaşma ve Paylaşma ile Ramazan’ı Gerçek Manasıyla Yaşamak

Bu ayda yapılacak en güzel ibadetlerden biri de infak etmektir. Rabbimiz buyuruyor:
“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık olarak hayra sarf edenler için rableri nezdinde ecirleri vardır; onlar için ne korku olacak ne de üzüleceklerdir. (Bakara, 2:274)

Gelin, Ramazan'ı yalnızca kendimiz için değil, etrafımızdaki ihtiyaç sahipleri için de bereketli bir ay hâline getirelim. Bir lokma ekmeği, bir tas çorbayı, bir iyiliği paylaşarak gerçek anlamda Ramazan’ı yaşayalım.

Allah (سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى) bizleri affına mazhar olan, paylaşmayı bilen ve Ramazan’ı en güzel şekilde değerlendiren kullarından eylesin. Âmin!